Her gün 10:00 - 22:00 arası, Son bilet alım 21:15.

Bahar Gelince Çocuklarla Çıkılacak 10 Türkiye Rotası

türkiye çocuklar ile gezilecek yerler

Bahar gelince çocuklar içeride duramıyor, ebeveynler de kısa tatilleri nasıl değerlendiririz diye düşünmeye başlıyor. Türkiye bu mevsimde gerçekten harika bir yer; yaz kalabalığı henüz kapıya dayanmamış, doğa en canlı halinde, fiyatlar da yazın çok gerisinde. Ama her destinasyon her yaşa ve her aileye göre değil. Bu listede çocukların sıkılmadığı, anne babaların da keyif aldığı, bahar mevsiminde özellikle güzel vakit geçireceğiniz tavsiyelerimizi içeren 10 rota bulunmakta. Hadi bakalım, başlayalım!

1. İstanbul: Tarihin İçinde, Gökyüzünde ve Okyanusun Derinliklerinde

İstanbul çocuklarla gezmek söz konusu olduğunda Türkiye’nin en fazla seçenek sunan şehri belki de. Zor olan tercih yapmak değil; hangisinden başlayacağını bilememek.

Tarihi Yarımada’dan başlamak bizim önerimiz. Topkapı Sarayı çocuklar için müzeden çok bir keşif alanı gibi; gizli hazineler, silah koleksiyonları ve sarayın labirent gibi avluları. Kapalıçarşı’nın içinde kaybolmak, binlerce yıllık Kapalıçarşı hanlarını gezmek, Mısır Çarşısı’nın baharatlarını ve şekerlemelerini koklamak bahar gününe çok yakışıyor. Ayasofya Camii ise büyüklüğüyle çocukları şaşırtıyor; içine girdiğinizde tavanın ne kadar yüksek olduğunu anlamak için biraz zaman gerekiyor. Sultanahmet Meydanı’nda oturup meydan çiçek açmışken simit yemek ise İstanbul’un en basit ve en güzel anlarından biri.

Boğaz turu bahar mevsiminde çok daha keyifli. Köprüleri altından geçmek, iki kıtayı aynı anda görmek, martıların tekneye eşlik etmesi çocukların uzun süre aklında kalıyor. Kısa turlar Eminönü ve Karaköy iskelelerinden kalkıyor, yarım saatlik versiyonları bile yeterli.

Günün geri kalanı için Emaar Square Mall içindeki iki seçenek çok uygun. Emaar Akvaryum ve Sualtı Hayvanat Bahçesi, köpekbalıklarıyla aynı tünelden geçmek, penguen adasında minik misafirlerle göz göze gelmek, timsah krallığında yavru timsahları izlemek gibi deneyimleri tek çatı altında topluyor. Tüplü dalış deneyimi biraz daha büyük çocuklar için güzel bir aktivite. Hafta içi günlerde çok daha sakin oluyor.

Emaar SkyView ise tamamen farklı bir deneyim. Emaar Square’ın yanı başında Address Hotel’in 47. ve 48. katlarında yer alan bu seyir terası, Emaar Square Mall’ın -2. katından asansörle sadece 58 saniyede ulaşılan, 300 metre yükseklikte İstanbul’u 360 derece panoramik olarak gösteren bir nokta. Sabah tarihi yarımadada geçirilen bir günün ardından akşamüzeri buradan aynı siluete yukarıdan bakmak şehri bambaşka bir gözle gösteriyor. Avrupa’nın en uzun cam terası olan SkyWalk bölümünde ayaklarınızın altında bir şehir; çocuklar bu kısımdan genellikle ayrılmak istemiyor. Gün batımında gökyüzünün renk değiştirdiği saatte İstanbul’u buradan izlemek şehirde yıllardır yaşayıp hiç deneyimlemediğiniz bir şey olabilir.

Akvaryum ve SkyView için biletleri önceden almak hem zaman kazandırıyor hem de fırsatlardan yararlanma imkanı veriyor. Güncel kampanyalar için buraya bakabilirsiniz.

Pratik bilgi: İstanbul için 2-3 gün ideal. Tarihi Yarımada, Boğaz turu ve Emaar Square Mall ziyareti üç farklı güne rahatlıkla yayılıyor. Emaar Square’e metro ile Göztepe İstasyonu’ndan yürüyerek ulaşılabiliyor.

İstanbul’da çocuklarla bahar aylarında yapılabileceklerin tam listesi için ayrı bir rehber hazırladık, mutlaka okuyun: Bahar Aylarında İstanbul’da Çocuklarla Gezilecek 11 Yer

2. Kapadokya: Mağara Evlerinde Uyumak, Balonla Uçmak, Yeraltına İnmek

Kapadokya çocukların gözünde başka bir gezegenden bir parça gibi görünüyor ve bu his bizce de hiç yanlış değil. Milyonlarca yıl önce yanardağların ve erozyonun şekillendirdiği bu coğrafya, Türkiye’nin en özgün destinasyonu olmaya devam ediyor. Peri bacaları, kaya kiliseler, yeraltı şehirleri ve üzüm bağlarıyla dolu vadiler bir arada. Bahar bu bölgeyi gezmek için yılın en uygun zamanı; yaz sıcağı yok, toz fırtınası yok, hava balon uçuşları için çok daha elverişli.

Kapadokya denilince akla gelen ilk şey sıcak hava balonu turu. Sabah güneş henüz yeni doğarken sepetle yükselmek, peri bacalarının tepesinde süzülmek, vadileri kuş bakışı izlemek gerçekten başka türlü tarif edilemiyor. Çocuklar için yaş sınırlaması tur şirketine göre değişiyor, çoğu firma 6 yaş ve üzerini kabul ediyor. Balon turunda en önemli nokta lisanslı ve deneyimli firma seçmek; fiyat odaklı değil güvenlik sertifikaları ve referanslar odaklı bir araştırma yapmak gerekiyor. Bahar döneminde turlar hızlı dolduğundan en az 2-3 hafta öncesinden rezervasyon şart.

Kapadokya’nın özel deneyimlerinden biri mağara evlerinde konaklama. Bölgedeki pek çok butik otel ve pansiyon asırlık kaya evlerine kurulmuş; odalar bizzat kayanın içine oyulmuş. Sabah uyandığınızda odanın taş duvarlarına dokunmak, koridorların labirente dönüştüğünü hissetmek, terasta peri bacalarının arasından gün doğumunu izlemek. Bunları hayal etmekle yaşamak arasında büyük bir mesafe var.

Göreme Açık Hava Müzesi kayalara oyulmuş kiliseler, binlerce yıllık freskler ve dar tünellerle dolu. Biraz araştırarak gitmek çocukların merakını çok daha fazla besliyor. Derinkuyu Yeraltı Şehri ise biraz daha büyük çocuklar için farklı bir deneyim. Ziyarete açık kısmı 8 kattan oluşan ve 50 metre derinliğe inen bu devasa yapıda dar geçitler, gizli odalar ve havalandırma bacaları var. Küçük ve kapalı alanlarda rahatsızlık duyan çocuklar için bu geziyi atlamak veya kısa tutmak daha iyi olabilir; ama meraklı ve enerjik çocuklar için çok keyifli. Bölgede toplam 36 yeraltı şehri bulunuyor; Derinkuyu bunların en büyüğü ve en derini.

Pratik bilgi: Kapadokya için en az 2 gece gerekiyor, 3 gece ideal. En yakın havalimanları Nevşehir Kapadokya ve Kayseri. Araç kiralamak bölgeyi gezmek için çok kolaylaştırıcı. Bahar aylarında Göreme çevresi için otel fiyatları yaza kıyasla çok daha makul.

3. Pamukkale: Dünyada Başka Yeri Olmayan Bir Manzara

Pamukkale fotoğraflarda güzel görünüyor ama yerinde görmek bambaşka. Beyaz basamaklı travertenler ve turkuaz rengi havuzlar Türkiye’nin en sembolik doğa harikalarından biri. Yukarıdan bakıldığında bembeyaz bir şelale gibi duran bu oluşum, binlerce yıl boyunca mineral bakımından zengin termal suların birikmesiyle ortaya çıkmış.

Kleopatra Havuzu olarak bilinen Hierapolis Antik Havuzu çok sıra dışı bir yüzme deneyimi sunuyor. Antik mermer sütunların arasında, Roma döneminden kalma kalıntıların içinden yüzerek geçmek başka türlü tarif edilemiyor. Suyun sıcaklığı yaz kış değişmeden 36 derecede kalıyor; bahar serinliğinde bu özellikle keyifli. Bir önemli uyarı: havuzun bazı bölümleri oldukça derin, yüzme bilmeyen çocukların derin kısımlardan uzak tutulması ve mutlaka yetişkin gözetiminde yüzmeleri gerekiyor. Travertenlerin üzerinde yürürken ayakkabı çıkarmak gerekiyor; bu da küçük çocuklar için ayrı bir eğlence kaynağına dönüşüyor.

Hierapolis Antik Kenti hemen yanı başında. Binlerce yıllık caddelerde yürümek, büyük antik tiyatronun basamaklarında oturup ovaya bakmak, eski yazıtları okumaya çalışmak canlı bir tarih dersi gibi. Bahar aylarında ovalar ve uzaktaki dağlar yeşilliğiyle en güzel halinde; yaz kalabalığı gelmeden bu manzarayı görmek büyük avantaj.

Pratik bilgi: Pamukkale Denizli’ye bağlı. Denizli’ye uçuşlar mevcut, İzmir veya Antalya’dan araçla yaklaşık 2-2,5 saat. 1 gece konaklama yeterli, 2 gece çok daha rahat bir tempo sunuyor. Antik havuz için ayrı bilet gerekiyor.

4. Sapanca ve Maşukiye: Şehirden İki Saatte Orman İçi

İstanbul veya Ankara’dan uzun yolculuğa çıkmak istemeyenlerin ilk aklına gelmesi gereken rota. Sapanca Gölü ve Maşukiye, bahar yağmurlarının ardından Türkiye’nin en yeşil köşelerinden birine dönüşüyor.

Maşukiye şelaleleri bahar aylarında en gürültülü ve en güçlü halinde akıyor. Orman içindeki yürüyüş yolları her yaştan çocuk için uygun; çamurlu patikalar, küçük köprüler, derecikler. Çocuklar burada koşuyor, keşfediyor ve şehrin çok uzağına gitmeden gerçek bir doğa deneyimi yaşıyor. Şelaleye yaklaşıldığında suyun sisi yüzünüze vuruyor; bu anı seven çocuklar var, sevmeyen de. Ama ikisi de gülerek çıkıyor oradan.

Sapanca Gölü kıyısındaki piknik alanları hafta sonları dolup taşıyor ama bahar sabahlarında sakin ve huzurlu. Gölün kıyısında çimenlere yayılmak bahar güneşiyle birleşince haftanın stresini tek seferde atıyor. Günübirlik gidilebiliyor ama bir gece kalınırsa çok daha dolu bir deneyime dönüşüyor. Bölgedeki küçük çiftlikler de çocuklarla ziyaret için oldukça uygun.

Pratik bilgi: İstanbul’a yaklaşık 120 kilometre. TEM otoyoluyla araçla rahatça ulaşılıyor. Günübirlik ya da 1 gece konaklamayla değerlendirilebilir.

5. İzmir: Tarih, Deniz, Köy ve Matematik

İzmir bahar aylarında Türkiye’nin en yaşanabilir şehirlerinden biri oluyor. Sıcaklık çok ideal, deniz henüz kalabalık değil, şehrin enerjisi farklı bir boyuta taşınıyor. Efes Antik Kenti çocuklar için en eğitici açık hava deneyimlerinden biri; binlerce yıllık caddelerde yürümek, Celsus Kütüphanesi’nin görkemli cephesinin önünde durmak, Büyük Tiyatro’nun basamaklarında oturup sesini test etmek bambaşka bir his. Küçük çocuklar da büyük çocuklar da burada bir şeyler öğreniyor çünkü her köşede bir hikaye var.

Kordon boyunca sabah yürüyüşü, Kemeraltı Çarşısı’nda geçirilecek bir öğleden sonra, mısır buketi yiyerek sahil boyunca ilerlemek şehrin ruhunu en iyi anlatan deneyimler arasında. Asansör’e çıkıp tarihi semti yukarıdan görmek küçük bir sürpriz olabilir. İzmir’in Çeşme ve Alaçatı tarafında rüzgarlı bahar sabahlarını yakalamak ise ayrı bir keyif.

Efes’ten çıktıktan sonra yalnızca birkaç kilometre ötedeki Şirince Köyü’ne uğramak bahar mevsiminde özellikle harika bir deneyim. Taş evleri, dar kaldırım taşlı sokakları ve meyve şaraplarıyla ünlü bu küçük köy bahar aylarında çiçek içinde kalıyor. Çocuklar için köyün içinde kaybolmak, küçük dükkanları keşfetmek, yerel üreticilerin tezgahlarından elma ya da şeftali aromalı şıra tatmak güzel bir mola. Tarihi Yarımada’nın yoğun temposundan çok farklı, sakin ve samimi bir atmosferi var.

Şirince’nin hemen yakınında, zeytin ağaçlarının arasına kurulmuş Nesin Matematik Köyü ise farklı bir uğrak. Matematik meraklısı çocuklar ve gençler için kurulmuş bu köy, taş yapıları, açık amfi tiyatrosu ve orman içindeki sakin atmosferiyle gezilesi bir yer. Yaz ve kış okulları ağırlıklı olarak lise ve üniversite öğrencilerine yönelik düzenleniyor. Okul grupları önceden iletişime geçerek günübirlik ziyaret planlayabiliyor; bireysel aile ziyaretleri için de köyü gezip havasını solumak mümkün ama gitmeden önce nesinkoyleri.org adresinden güncel durumu kontrol etmek gerekiyor. Turistik bir yer değil, o yüzden beklentileri ona göre ayarlamak önemli.

Pratik bilgi: İzmir’e uçuşlar çok sık. Efes şehir merkezine yaklaşık 80 kilometre. 2-3 gece konaklamayla hem şehir hem Efes hem Çeşme rahatça geziliyor. Bahar aylarında otel fiyatları yazın çok altında.

6. Antalya: Şelaleden Antik Kente

Antalya deniz sezonu açılmadan önce bahar aylarında farklı bir şehir. Düden Şelalesi bu mevsimde tam gücünde akıyor; yüksekten dökülen suyun yarattığı sis ve serinlik çocuklar için güçlü bir doğa deneyimi sunuyor. Şelaleye yaklaşıldığında giysilerin ıslanacağı kadar güçlü bir su basıncı var. Küçük çocuklarla şelaleye yaklaşırken yolların kaygan olabileceğini göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Aspendos Antik Tiyatrosu dünyanın en iyi korunmuş antik tiyatrolarından biri. İçine girip sahnede durmak, tribünlerin en üstüne çıkıp akustiği test etmek, binlerce yıl önce burada oturan seyircileri hayal etmek çocukları büyülüyor. Konyaaltı sahilinde kumda oynamak için yaza beklemenize gerek yok; bahar hava koşulları buna çok uygun ve sahil tamamen boş. Kaleiçi’nde dar sokakları dolaşmak, Roma döneminden kalma Hadrian Kapısı’nın altından geçmek tarihi dokunsal olarak hissettirmenin en kolay yolu.

Pratik bilgi: Antalya’ya çok sayıda doğrudan uçuş var. Aspendos şehir merkezine yaklaşık 47 kilometre. 2-3 gece konaklamayla şehir, şelale ve antik kent rahatça görülüyor.

7. Çanakkale: Tarihi Topraklarda Yürümek

Çanakkale bahar aylarında özellikle anlamlı bir rota. Çocuklara tarihi anlatmanın en iyi yolu onları o toprağa götürmek; ders kitaplarında okuduklarını gözleriyle görmek, o coğrafyada yürümek bambaşka bir iz bırakıyor. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Conkbayırı ve Anzak Koyu, Kabatepe Müzesi ile birlikte bir gün içinde çok yoğun ama çok değerli bir gezi sunuyor. Bahar bu alanı gezmek için yılın en uygun mevsimi; hava yürüyüşe ideal, tepeler yeşil.

Truva Antik Kenti ise dev Truva Atı replikasıyla çocukların fotoğraf çektirme yarışına girdiği bir durak. Atın içine girip küçük pencereden dışarı bakmak, antik surları dolaşmak, kazan büyüklüğündeki pithos küplerini yakından görmek küçük ziyaretçileri heyecanlandırıyor. Çanakkale şehir merkezinde Saat Kulesi çevresinde gezintiye çıkmak ve deniz kıyısında balık ekmek yemek güzel bir kapanış.

Pratik bilgi: İstanbul’dan araçla 3-3,5 saat, köprü ya da feribotle geçilebiliyor. 1-2 gece konaklamayla hem Gelibolu hem Truva rahatça geziliyor.

8. Bozcaada: Küçük Adada Farklı Bir Tempo

Bozcaada yaz aylarında çok kalabalık oluyor ama baharda sakin, temiz ve çocuklarla gezmek için uygun bir ada. Feribotla adaya ulaşmak başlı başına bir macera; küçük çocuklar için denizde seyahat etmek, martıları izlemek, adanın siluetinin yavaşça belirmesi güzel bir başlangıç. Ada küçük olduğu için yürüyerek ya da bisikletle tamamen gezilebiliyor.

Rum mahallesi ve renkli eski evler çocukları farklı bir dünyaya taşıyor. Dar sokaklarda dolaşmak, rengarenk kapıları ve çiçekli balkonları keşfetmek, fırından çıkmış adaçayı ekmeklerinin kokusunu takip etmek şehirde karşılaşılamayacak bir deneyim. Bahar aylarında bağlar yeşermeye başlıyor; bağ yollarında yürümek, adanın koylarına inmek, berrak sularda taş atmak çocukların listesinin başına geçiyor.

Pratik bilgi: Geyikli ya da Yükyeri İskelesi’nden feribotla yaklaşık 35 dakika. Hafta sonları feribot biletleri hızlı doluyor, önceden almak gerekiyor. 1-2 gece konaklama ideal.

9. Kaş: Berrak Su ve Sakin Koylar

Kaş henüz kalabalıklaşmamış bahar aylarında Akdeniz’in güzel bir yüzünü sunuyor. Şehrin küçük olması geziyi kolaylaştırıyor; her yer yürüme mesafesinde. Çocuklarla tekne turu yapmak, berrak sularda şnorkelle yüzmek, antik tiyatronun basamaklarında oturup denizi seyretmek tek bir günde yaşanabiliyor.

Kekova bölgesine yapılan tekne turu çocuklar için çok özel. Suyun altında görünen batık Likya kenti kalıntıları, kristal berraklığındaki deniz ve Kaleköy köyü masalımsı bir atmosfer yaratıyor. Kaş çevresinde kısa yürüyüş yolları var; Likya Yolu üzerindeki bazı güzergahlar ise küçük çocuklar için zorlu ve kayalık olabiliyor, bu kısımlarda yaşa göre seçici olmak gerekiyor. Sahil boyunca sıralanan küçük restoranlar aile yemekleri için rahat ve samimi.

Pratik bilgi: En yakın havalimanı Dalaman (yaklaşık 2,5 saat) ya da Antalya (yaklaşık 3 saat). 2-3 gece konaklamayla Kekova, Patara ve Letoon da geziye eklenebilir. Bahar aylarında fiyatlar yazın yarısı civarında.

10. Ayder Yaylası: Bahar Karı Erirken Yemyeşil Doğa

Ayder bahar aylarında Türkiye’nin en etkileyici manzaralarından birini sunuyor. Karadeniz’in nemli iklimi her yeri yemyeşile büründürüyor; tepeler adeta üst üste dizilmiş gibi gözüküyor, şelaleler en güçlü halinde akıyor, sabah sisleri vadileri örttüğünde bulutların içinde yürüyormuş hissi veriyor. Çay bahçeleri ve fındık tarlaları arasından geçen yollar, sürülerin çan sesleri eşliğinde çayırlarda gezdiği manzaralar şehirde büyüyen çocuklar için bambaşka bir dünya.

Bölgedeki bazı oteller kendi bünyelerinde kaplıca suyu sunuyor; konaklama seçerken bunu sorgulamak keyifli bir ek deneyim sağlıyor. Sıcak suya girmek, yeşil ormanı izlemek, bulutların dağların arasında süzüldüğünü görmek nefes aldırıcı. Yayladaki küçük dükkanlardan Hemşin pastası ve köy tereyağı almak bu rotayı tamamlayan lezzet durağı. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı olan Ayder, Kaçkar Dağları’nın eteklerinde yer alıyor.

Pratik bilgi: En yakın havalimanı Rize-Artvin. Rize merkezinden Ayder’e yaklaşık 75 kilometre, dağ yolunu hesaba katınca 1,5-2 saat. Yola çıkmadan araç kontrolü yapmak önerilir; virajlı ve eğimli bir güzergah, özellikle yağmurlu havalarda dikkat gerektiriyor. Kaplıca tesisinin 2021’deki yıkımın ardından yenisi inşa edilmektedir; gitmeden önce açık olup olmadığını konaklayacağınız otelden doğrulamak gerekiyor. En az 1 gece konaklama şart.

Bu Rotaları Planlarken Birkaç Not

Kapadokya balon turları için rezervasyon çok erken doluyor; baharda gidecekseniz en az 2-3 hafta öncesinden ayırtmak ve lisanslı firma seçmek gerekiyor. Sabah gün doğumundan önce kalkmanız gerektiğini de unutmayın. Bozcaada feribotları da hafta sonları hızla bilet tüketiyor. Kekova tekne turları için sabah saatleri çok daha sakin. Kleopatra Havuzu’nun derin bölümleri için yüzme bilmeyen çocukların mutlaka yetişkin gözetiminde olması gerekiyor.

İstanbul için Emaar Akvaryum ve Emaar SkyView biletlerini önceden almanızı öneririz; hem kuyruk beklemiyor hem de ikili ziyaret kampanyalarından yararlanabilirsiniz. Güncel kampanyalar için buraya bakabilirsiniz.

 

Emaar SkyView – 2024 Tüm Hakları Saklıdır – Emaar Grup
Gizlilik Politikası / Kullanım Koşulları

Emaar Skyview olarak kişisel verilerinize saygı duyuyor ve siz kabul etmediğiniz müddetçe bu veriler üzerinde herhangi bir işleme gerçekleştirmiyoruz. KVKK Aydınlatma Metni

Emaar Skyview olarak kişisel verilerinize saygı duyuyor ve siz kabul etmediğiniz müddetçe bu veriler üzerinde herhangi bir işleme gerçekleştirmiyoruz. KVKK Aydınlatma Metni